Kapora, alıcının tapu devrinden önce taşınmazı bağlamak için ödediği paradır ve Türk hukuku bu paranın geri gelip gelmeyeceğine makbuzun üzerindeki isme göre değil, sözleşmenin kelimelerine bakarak karar verir. Aranan kelime cayma parasıdır; sözleşmede o kelime geçmiyorsa Türk Borçlar Kanunu'nun 177. maddesi ödemeyi bağlanma parası sayar, yani bedelden düşülen ve kendiliğinden yanmayan bir para. Günlük dile yerleşmiş olan "kapora yandı" kalıbı aslında 178. maddenin kuralıdır ve o madde yalnızca tarafların cayma parası kararlaştırdığı sözleşmeleri yönetir. Bunun altında ikinci bir sürpriz durur, çünkü emlak ofisinde imzalanan sıradan rezervasyon formu resmî şekil şartını karşılamadığı için geçersizdir ve geçersiz bir sözleşme, içindeki cayma kaydını da beraberinde götürür. Müteahhitten bitmemiş konut alan tüketicinin eli daha da güçlüdür: koşulsuz 14 günlük cayma hakkı ve sebep göstermeden 24 aya kadar cayma hakkı, satış bedelinin %2 ile %8 arasında tavana bağlanmış bir tazminat karşılığında. Şahıstan yapılan ikinci el alımda bu hakların hiçbiri yoktur. 1 Ekim 2026'dan itibaren satış bedelinin, parayla mülkiyeti aynı anda el değiştiren devlet destekli bir güvenli ödeme sisteminden geçmesi zorunlu oluyor; kapora ise zincirde o sistemin kapsamak üzere kurulmadığı tek ödeme olarak kalıyor.
Kapora nedir, Türk hukukunda hangi karşılığı vardır
Kapora, alıcının tapu devrinden önce taşınmazı bağlamak için verdiği paradır ve kelimenin kendisinin Türk hukukunda tanımı yoktur. Mevzuat bu kelimeyi hiç kullanmaz. Türk Borçlar Kanunu (6098 sayılı kanun) onun yerine üç ayrı kurumu tanır ve paranın hangisine dönüştüğü, o parayı bir daha görüp görmeyeceğinize karar verir.
Birincisi 177. maddenin düzenlediği bağlanma parasıdır, eski adıyla pey akçesi. İkincisi 178. maddenin düzenlediği cayma parasıdır. Üçüncüsü 179. maddedeki ceza koşuludur; bu bambaşka bir mekanizmadır ve diğer ikisinin yanında ayrıca durabilir.
Emlakçılar ve müteahhitler bu aşamadaki para için dört ayrı isim kullanır, ama kanunun baktığı yer makbuzun üstündeki isim değildir.
| Evrakta yazan isim | Kanunun sorduğu soru | Paraya etkisi |
|---|---|---|
| Rezervasyon bedeli | Sözleşmede cayma parası kararlaştırılmış mı | O kayıt yoksa 177. madde uygulanır ve para bedelden düşülür |
| Kapora | Aynı soru | Makbuzda ne yazarsa yazsın aynı cevap |
| Depozito | Aynı soru | Aynı cevap |
| Peşinat | Kararlaştırılmış bedelin kısmi ifası mı | Bedelden düşülür, bağlanma parasıyla aynı |
- maddenin akademik değerlendirmesi meseleyi açıkça koyuyor. Burcu Yağcıoğlu'nun üç kurumu birlikte incelediği ve Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi'nde yayımlanan çalışması, sözleşmenin kurulduğunu ispat amacıyla verilen ödemenin kısmi ifa niteliği taşıdığı sonucuna varıyor. Kısmi ifa ise bedelin bir dilimidir, taşınmazı rezerve etme ayrıcalığının ücreti değil.
Kapora yanar mı: kanunun varsayılanı bağlanma parasıdır
Sözleşmenizde paranın cayma parası olduğu yazılı değilse Türk hukuku onu, kendiliğinden yanmayan ve bedelden düşülen bağlanma parası sayar. 177. madde bu varsayılanı tek cümlede kurar: sözleşme yapılırken verilen para, sözleşmenin yapıldığının kanıtı sayılır ve cayma parası niteliğinde değildir, sözleşmede veya yerel örf ve âdette aksi öngörülmedikçe asıl borçtan düşülür.
Piyasada dolaşan formülü o cümleyle yan yana koyun. Yerleşik anlatım alıcıya, sözleşmede aksi yazmadıkça vazgeçtiğinde kaporasının yanacağını, satıcı vazgeçerse iki katını alacağını söyler. Bu formülün iki yarısı da 178. maddeyi tarif eder. Hiçbir yarısı 178. maddenin bir şartla başladığını söylemez ve şart ters yönde işler, çünkü yanma kuralı da iki kat kuralı da ancak tarafların baştan cayma parası kararlaştırdığı yerde uygulanır.
Pratikteki sonuç dar ama değerlidir. Bağlanma parası, sözleşmenin kurulup kurulmadığıyla ilgilenir. Ceza koşulu ise sözleşme kurulduktan sonra taraflardan birinin onu ihlal etmesiyle ilgilenir. Bunlar birbirinden ayrı hukuki sorulardır ve Yağcıoğlu'nun incelemesi bağlanma parasından hiçbir ifa davasının doğmadığını belirtiyor.
Varsayılan aynı zamanda ispat yükünün kimde olduğuna da karar verir. Paranın cayma parası olduğunu ileri süren taraf istisnayı iddia eden taraftır, dolayısıyla tarafların bunu kararlaştırdığını gösterme yükü ondadır ve Türk uygulaması konuşmanın hatırlanmasını değil, anlaşmanın yazılı delilini arar. Alıcının yükü ters yönde ama eşdeğerdir: ödemenin kendisi ispatlanabilir olmak zorundadır ve tarihli bir banka havalesi bunu ispatlarken masanın üstünden verilen nakit ispatlamaz.
Bunların hiçbiri kaporayı güvenli hale getirmez. İspatlanabilir zarara uğrayan satıcı, olağan temerrüt hükümlerine dayanarak parayı yine talep edebilir. Değişen şey şudur: paranızı alıkoyan satıcının alıkoymak için hukuki bir dayanağa ihtiyacı vardır ve "fikrini değiştirdin" tek başına dayanak değildir.
Kapora hangi durumlarda iade edilmez
Satıcı kaporayı üç sebepten birine dayanarak alıkoyabilir ve bu sebeplerin her biri para ödenmeden önce var olmak zorundadır, sonradan değil. Türk hukuku satıcıya, alıcının ödediği parayı içine çekmeye dair genel bir hak tanımaz.
Birinci sebep açık cayma parası kaydıdır. 178. madde iki tarafa da parayı bırakarak sözleşmeden dönme imkânı verir ve bu sonucu isteyen bir Türk sözleşmesinin bunu yazması gerekir. "Kapora ödenmiştir" cümlesi bu sonucu doğurmaz.
İkinci sebep 179. maddeye uygun geçerli bir ceza koşuludur. Satıcılar ve müteahhitler bunu rezervasyon formlarına düzenli olarak yazar, çoğu kez "alıcı cayarsa kapora cezai şart olarak satıcıda kalır" biçiminde. 182. madde mahkemenin aşırı bulduğu cezayı indirmesine imkân tanır, bu da ceza koşulunu bir anahtar değil bir talep haline getirir.
Üçüncü sebep olağan temerrüttür. Alıcı geçerli bir sözleşmeyi ihlal ettiğinde satıcı ispatlanmış zararını ister ve kaporayı ona mahsup edebilir. Ertesi hafta yeniden ilana çıkan ikinci el bir dairede ispatlanmış zarar, kaporanın tamamı olmaya nadiren yaklaşır.
Antalya iline bağlı Alanya ilçesinin Oba mahallesinde, cayma parası kaydı da ceza koşulu da içermeyen bir rezervasyon formu imzalayan, sonra inceleme sırasında çözülmemiş bir iskan sorunu çıktığı için vazgeçen alıcıyı düşünün. Satıcının dayanacağı açık bir kayıt yoktur, uygulatacağı bir ceza yoktur ve açıklaması gereken kendi ayıbı vardır. Aynı tablo satıcı tarafından bakıldığında da değişmez, çünkü sözleşmeye yazılmamış bir hak sözleşmenin feshinde ortaya çıkmaz.
Satıcı cayarsa kapora iki katı mı geri verilir
178. madde cayan satıcıyı kaporanın iki katını iade etmekle yükümlü kılar ve bu yükümlülük yalnızca sözleşmenin parayı cayma parası olarak kaydettiği yerde doğar. Madde hakkı simetrik veriyor: cayma parası hangi tarafça kararlaştırılmışsa, cayan veren onu bırakır, cayan alan ise aldığının iki katını geri öder.
Aynı Alanya ilçesinin sahil mahallelerinden Mahmutlar'da 150.000 EUR değerinde bir daireyi, imza sırasında 5.000 EUR ödenmiş olarak ele alalım, Ağustos 2026 için örnek rakamlarla. Sözleşme paranın niteliği hakkında hiçbir şey söylemiyorsa 177. madde uygulanır, 5.000 EUR bedelden düşülür ve tapu müdürlüğünde ödenecek 145.000 EUR kalır. Taraflardan hiçbiri çekilme hakkı satın almış değildir ve buna rağmen çekilen taraf, sözleşmeye aykırılığın olağan sonuçlarıyla karşılaşır.
Aynı Ağustos 2026 sözleşmesi 5.000 EUR'yu cayma parası olarak kaydettiğinde aritmetik iki yönde birden işler. Cayan alıcı 5.000 EUR'yu bırakır ve çıkış için 5.000 EUR ödemiş olur. Daha iyi bir teklif geldiği için cayan satıcı ise 10.000 EUR iade eder, yani ikinci teklifin birinciyi 5.000 EUR'dan fazla geçmesi gerekir ki caymak kâra geçsin. 178. maddenin yarattığı caydırıcılık tam olarak bu aralıktır.
Emlakçının imzalattığı kapora sözleşmesi geçerli mi
Taşınmaz devrini vaat eden her sözleşme resmî şekilde yapılmak zorundadır, bu yüzden emlak ofisinde imzalanan sıradan yazılı rezervasyon formu bağlayıcı değil, geçersizdir. Türk Borçlar Kanunu'nun 237. maddesi, Türk Medeni Kanunu'nun 706. maddesi ve Tapu Kanunu'nun 26. maddesi aynı yeri gösteriyor. Tapuya kayıtlı taşınmazın devrine ilişkin sözleşme ve taşınmaz satış vaadi, tapu sicil müdürü ya da noter önünde yapılmak zorundadır. Noterlik Kanunu'nun 60. ve 89. maddeleri satış vaadini noterlere bırakıyor.
Geçersizlik aşağı doğru yayılır. Asıl borç şekil eksikliğinden düşerse yan kayıtlar da onunla birlikte düşer. Yağcıoğlu sonucu doğrudan yazıyor: sözleşme herhangi bir sebeple geçersizse cayma parası da olamaz ve cayma parası olarak ödenen paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi gerekir. Aynı akıl yürütme ceza koşulunu da götürür.
Emlakçının bağlayıcı diye sunduğu belge böylece çoğu zaman işlemin en zayıf kâğıdıdır ve içindeki cayma kaydı ondan da zayıftır. Alıcılar bunu iyi haber diye okuma eğilimindedir, ki yarısı doğrudur. Geçersizlik sizi cezadan kurtarır. Geçersizlik parayı hesabınıza geri koymaz. Sebepsiz zenginleşme iadesi bir taleptir ve parayı çoktan harcamış bir satıcıya karşı bu talep, Türk mahkemesinde açılacak bir davadır.
Şekil sorununun içinde bir de dil sorunu durur ve yabancı alıcıyı iki kez yakalar. Tapu Müdürlüklerince Düzenlenen Resmî Senetlere İlişkin Yönetmelik, Türkçe bilmeyen taraf için yeminli tercüman arar ve o tercüman senedi taraflarla birlikte imzalar. Emlak ofisinin masasında alıcıyı koruyan denk bir kural yoktur. Rezervasyon formu adi bir belgedir, dolayısıyla yabancı alıcı kimsenin tercüme etmediği bir Türkçe metni imzalayabilir ve devlet tercümanla ancak gişede, paranın gitmesinden haftalar sonra devreye girer.
Resmî şekil, birileri onu bilinçli olarak kullandığında alıcının lehine çalışır. Türk noteri önünde düzenlenen satış vaadi, Tapu Kanunu'nun 26. maddesi ve Türk Medeni Kanunu'nun 1009. maddesi uyarınca tapu kütüğüne şerh edilebilir. Şerh, vaadi beş yıl süreyle üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir kılar ve alıcıya cebri tescil davası açma imkânı verir. Usulüne uygun düzenlenmiş satış vaadi satıcıyı bağlar; emlakçının rezervasyon formu bağlamaz. Alıcı Türkiye'ye gelmeden yürütülen satışta bu ayrım daha da belirleyici hale gelir.
Ön ödemeli konut satışında 14 gün ve 24 ay cayma hakkı
Müteahhitten bitmemiş konut alan tüketicinin koşulsuz 14 günlük cayma hakkı vardır, ayrıca 24 aya kadar sebep göstermeden cayabilir ve satıcının isteyebileceği tazminat tavana bağlıdır. Bu haklar 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un ön ödemeli konut satışı rejiminden gelir ve Ticaret Bakanlığı bunları kendi tüketici rehberinde yayımlıyor.
Bakanlığın birinci hakka ilişkin ifadesi satıcıya takdir alanı bırakmıyor. Tüketici, sözleşmenin kurulmasından itibaren 14 gün içinde hiçbir sebep göstermeden ve cezai şart ödemeden cayabilir ve para, cayma bildiriminin satıcıya ulaşmasından itibaren 14 gün içinde iade edilir.
İkinci hak daha uzundur ve bir bedeli vardır. Tüketici sözleşme tarihinden itibaren 24 aya kadar sebep göstermeden cayabilir, satıcı ise ancak zamanla yükselen bir tavana kadar tazminat isteyebilir.
| Sözleşme tarihinden bu yana geçen süre | Satıcının isteyebileceği azami tazminat |
|---|---|
| İlk 3 ay | Sözleşme bedelinin %2'si |
| 3 ila 6 ay | Sözleşme bedelinin %4'ü |
| 6 ila 12 ay | Sözleşme bedelinin %6'sı |
| 12 ila 24 ay | Sözleşme bedelinin %8'i |
Bu çıkışların yanında iki koruma daha durur. Ön ödemeli konutta kanuni teslim süresi sözleşme tarihinden itibaren 48 ayı geçemez. 30 ve üzeri konuttan oluşan projelerde teminat zorunludur; bina tamamlama sigortası, banka teminat mektubu, hakediş sistemi veya bağlı kredi biçiminde.
Şekil şartı burada da geçerlidir ve bu kez müteahhide uygulanır. Bakanlık, ön ödemeli konut satışının resmî şekle tabi olduğunu ve noterde düzenlenen satış vaadi sözleşmesiyle yapıldığını belirtiyor. Bitmemiş bir daire için yabancı alıcıya sıradan matbu rezervasyon kâğıdı uzatan müteahhit bu şartı karşılamış değildir.
Müteahhitten alım ile şahıstan alımda kapora aynı şey değildir
Tüketici koruması müteahhit satışına ulaşır ve ikinci el satışta durur, dolayısıyla aynı kapora satıcının kim olduğuna göre farklı haklar taşır. Sahibi olduğu daireyi satan gerçek kişi, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun anlamında satıcı değildir ve 14 gün ile 24 aylık çıkışların hiçbiri o işleme uygulanmaz.
| Soru | Müteahhitten yeni konut | Şahıstan ikinci el |
|---|---|---|
| Uygulanan rejim | 6502 sayılı kanun, ön ödemeli konut hükümleri | Türk Borçlar Kanunu'nun 177 ila 182. maddeleri |
| Koşulsuz 14 günlük cayma | Var | Yok |
| 24 aya kadar sebepsiz cayma | Tavana bağlı tazminat karşılığında var | Yok |
| Paranın teminatı | 30 ve üzeri konutlu projelerde bina tamamlama sigortası veya dengi | Kanunen yok |
| Kanuni teslim süresi | Sözleşme tarihinden itibaren 48 ay | Uygulanmaz |
| Uyuşmazlığın gideceği yer | Tüketici hakem heyeti veya tüketici mahkemesi | Genel görevli hukuk mahkemesi |
Alanya'da alıcılar tek haftalık bir görme turunda çoğu zaman aynı emlak ofisi aracılığıyla iki durumla da karşılaşır. Rejim binayı değil satıcıyı takip eder.
Kapora ödenmeden önce yapılacak tapu ve belge kontrolleri
Bir devrin çökmesine yol açan sebeplerin tamamı para hareket etmeden önce görülebilir, dolayısıyla asıl koruma ödeme öncesi incelemedir ve iade kaydı yedektir. Tapu müdürlükleri başvuruyu bekletmek yerine reddediyor, yani ödeme günü mevcut olan bir eksiklik, haftalar sonra devri durduran eksikliktir.
Aşağıdakilerin her birini sözleşmeye şart olarak yazın, böylece şartın gerçekleşmemesi kimin kusurlu olduğu tartışmasını başlatmak yerine parayı geri getirsin.
| Ödeme öncesi kontrol edilecek | Devri neden durdurur |
|---|---|
| Ada ve parsel numarası üzerinden askeri ve güvenlik bölgesi durumu | Valilik parsel hakkında rapor verir, olumlu rapor gelmeden tescil yapılmaz |
| Takyidat: ipotek, haciz ve tasarrufu kısıtlayan şerhler | Aile konutu şerhi dahil, tasarrufu yasaklayan şerhler satışı gişede durdurur |
| Kütükteki iktisap sebebi, miras yazıyorsa | Veraset ve intikal vergisi kapatılmalı, vergi dairesi ilişik kesme belgesi vermeden devir olmaz |
| Bina üzerindeki ödenmemiş emlak vergisi | Belediyeye emlak vergisi borcu devri doğrudan engeller, tapu belediyeyi elektronik olarak sorgular |
| İskan durumu ve zorunlu deprem sigortası DASK (Doğal Afet Sigortaları Kurumu) poliçesi | Eksik zorunlu deprem sigortası poliçesi devri o gün durdurur |
| Satıcının kimliğinin kütükle karşılaştırılması | Ödeme, aracının değil kayıtlı malikin kendi hesabına yapılır |
Askeri izin süresi kimsenin söz veremeyeceği tek kalemdir. Yayımlanmış kaynaklar valiliğin ne kadar sürede yanıt verdiği konusunda birbirini tutmuyor, dolayısıyla bunu parsele ve ile göre değişen bir hafta meselesi sayın ve sözleşmeye süreyi değil tarihi yazın. Bu satır ile döviz alım belgesi satırı, Türk alıcının hiç karşılaşmadığı iki kalemdir; yabancıya satış yapan satıcı ya da emlakçı için aksamanın çoğu buradan çıkar. Devrin hangi sebeplerle reddedildiği ayrı bir konu, ama listenin başı yine bu kalemlerdir.
Miras satırı Alanya'da ayrı bir dikkat hak ediyor, çünkü ikinci el stokun bir kısmı Türk ailelerinin elinden geçiyor. Kütükte malik olarak adı yazan satıcı yine de satamayabilir, çünkü mirasın tescili vergiyi beklemez ama satış bekler. Bu kalemlerin evrak karşılıkları tapunun istediği belgeler arasında ayrıca sayılıyor.
Tapuda güvenli ödeme sistemi zorunlu mu, 1 Ekim 2026'da ne değişiyor
Türkiye 1 Ekim 2026'dan itibaren taşınmaz satışlarında devlet destekli eşzamanlı ödeme sistemini zorunlu kılıyor ve devirden haftalar önce ödenen kapora, o sistemin koruduğu alanın dışında kalıyor. Ticaret Bakanlığı yükümlülüğü Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik'te yaptığı değişiklikle getirdi, 1 Temmuz 2026'ya bağladı, sonra aynı yönetmelikteki yetkisini kullanarak başlangıcı üç ay erteledi.
Mekanizma tek bir şarta dayanıyor. Bedelin bir kısmı ya da tamamı nakit, havale veya elektronik fon transferiyle ödeniyorsa, bedelin mülkiyet ile parayı aynı anda el değiştiren bir Güvenli Ödeme Sistemi üzerinden geçmesi gerekiyor.
Eşzamanlılık korumanın tamamıdır ve aynı zamanda sınırıdır. Rezervasyon aşamasında ödenen kapora hiçbir şeyle eşzamanlı değildir. İnceleme yapılmadan, izin gelmeden ve çoğu zaman geçerli bir sözleşme kurulmadan ödenir. Bakanlık kapsam istisnalarını yayımlamadı ve ön ödemelerin sistemin içinde olup olmadığını söylemedi, dolayısıyla Ekim 2026'dan sonra kapora ödeyen alıcının hangi ödemelerin sistemden geçeceğini emlak ofisine yazılı olarak sorması gerekir.
Buna yakın bir devlet kanalı zaten mevcut. Takasbank tarafından işletilen ve e-Devlet kapısında yayımlanan TapuTakas, taşınmaz bedelinin satıcıya doğrudan değil takas bankası üzerinden ödenmesine imkân veriyor.
Engel erişimde. TapuTakas, e-Devlet düzeyinde kimlik doğrulaması istiyor; e-Devlet şifresi, mobil imza, elektronik imza, Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı veya internet bankacılığı yoluyla. PTT (Posta ve Telgraf Teşkilatı) yabancı uyruklu kişiye e-Devlet şifresini ancak 98 veya 99 ile başlayan bir kimlik numarası ve ikamet niteliğinde bir belgeyle birlikte veriyor; PTT'nin listesindeki her belge ikamet, çalışma veya koruma iznidir. Turist damgasıyla gelen alıcının bunların hiçbiri yoktur, yani ödemeyi korumak için kurulan devlet kanalı, o alıcının tek başına açamadığı kanaldır.
Bu arada üç pratik ikame kullanılabilir durumda. Satış vaadini noterde düzenletip tapu kütüğüne şerh ettirin. Parayı malik olarak kayıtlı kişinin banka hesabına yatırın. Döviz bozdurma belgesini saklayın, çünkü yabancı alıcının alımı zaten döviz alım belgesi üzerinden yürüyor ve Merkez Bankası kuralları bu bozdurmayı tamamlandıktan sonra geri alınamaz kılıyor. Yabancıya satışın baştan sona işleyişi bu üç adımın sürecin neresine oturduğunu gösterir.
Kapora iadesi nasıl alınır: ihtarname, arabuluculuk ve dava
Türkiye'de kapora geri almak bir telefon görüşmesi değil, sırayla yürütülen resmî adımlar dizisidir ve o dizinin maliyeti, ödemeyi baştan doğru kurmanın en güçlü gerekçesidir. Türk taşınmazına ilişkin uyuşmazlıkları Türk mahkemeleri görür ve yabancı bir mahkemeyi gösteren sözleşme kaydı, taşınmazın kendisine ilişkin uyuşmazlığı Türkiye dışına taşımaz.
İşe kayıt doğuran yazılı bir talepten başlayın. Türk noteri aracılığıyla gönderilen ihtarname tarih ve tebliğ delili taşır, e-posta yazışması taşımaz.
Çoğu ticari ve tüketici uyuşmazlığında mahkeme davayı görmeden önce zorunlu arabuluculuk gelir. Müteahhit satışından doğan tüketici uyuşmazlıkları değerine göre tüketici hakem heyetine veya tüketici mahkemesine gider ve parasal sınırlar her yıl değişir, dolayısıyla eski bir yazıdan hareket etmek yerine güncel rakamı teyit edin.
Yabancı davacı, Türk davacının taşımadığı dört ek yükü taşır: Türk avukat için noterde düzenlenmiş vekaletname, tebligat adresi, yabancı belgelerin yeminli tercümesi ve Türkçe yürüyen bir sürecin zaman maliyeti. Bunların hiçbiri olağandışı değildir ve hepsi kaçınılabilir masraftır.
Türk hukuku taşınmaz alımı için avukat zorunlu tutmaz ve alıcı rezervasyon formunu avukatsız imzalamakta serbesttir. Uyuşmazlık başladığında ekonomi değişir. İki sayfalık bir rezervasyon formunu ödeme öncesinde incelemek, aynı parayı sonradan arabuluculuk ve mahkeme yoluyla geri almaya kıyasla küçük bir iştir.
Karşı tarafın önerdiği avukat konusunda sorulacak soru Avukatlık Kanunu'nun kendisinden geliyor. 1136 sayılı kanunun 38. maddesi, aynı işte karşı tarafa hukuki yardımda bulunmuş avukatın işi reddetmesini zorunlu kılıyor ve bu yükümlülük avukatın ortaklarını ve yanında çalışan avukatları da kapsıyor.