Yabancıların Türkiye'de banka hesabı açması: ikamet izni, uzaktan açılış ve kısıtlar

Ayhan Baysal|29 Ağustos 2026|18 dk okuma

Türk vatandaşlığı da ikamet izni de olmayan bir yabancı Türkiye'de banka hesabı açabilir, çünkü Türk mevzuatı engeli uyruğa değil kimlik tespitine bağlamıştır. 4358 sayılı Kanun ile aklama ile mücadele mevzuatının Tedbirler Yönetmeliği'nin aradığı şey budur; sonucu bankanın seçimi değil pasaport ile vergi kimlik numarası belirler. 27 Haziran 2026'dan beri bu kimlik tespiti, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü'nün (ICAO) 9303 sayılı standardına uygun yakın alan iletişimi çipi taşıyan bir pasaportla, görüntülü görüşme üzerinden uzaktan da yapılabiliyor; dayanağı Mali Suçları Araştırma Kurulu'nun (MASAK) 32 sıra numaralı Genel Tebliği. Bu yoldan açılan hesap kısıtlı doğar: beyan edilen adres üç ay içinde teyit edilmek zorundadır, teyit gelene kadar para transferi ve nakit çekim yapılamaz, hesaba para yalnızca kişinin yurt dışında kendi adına açılmış hesabından girebilir. Alımın kendisi için hesap zorunlu değildir, çünkü Merkez Bankası zorunlu döviz bozdurma işlemini alıcının, satıcının veya vekillerinin yapmasına izin veriyor ve döviz alım belgesi pasaport numarasına da düzenlenebiliyor. Hesap asıl tapudan sonra kaçınılmaz hale gelir: zorunlu deprem sigortası (DASK), aidat, abonelikler ve emlak vergisi düzenli olarak Türk lirası ödemeyi gerektirir. Katılımcı bir ülkede vergi mukimi olan kişinin Türkiye'deki hesabı ise finansal hesap bilgilerinin otomatik değişimi kapsamında her yıl eylül ayı sonuna kadar o ülkeye bildirilir. Yabancı bir alıcının işlemini yürüten emlakçı, avukat, mali müşavir veya yakın için bu soruların çoğu, alıcının kendisi sormadan önce gündeme gelir.

Yabancı uyruklu biri Türkiye'de banka hesabı açabilir mi?

Yabancı uyruklu bir kişi Türk vatandaşlığı, Türkiye'de ikamet izni veya asgari bir kalış süresi olmadan banka hesabı açabilir, çünkü Türk mevzuatı engeli uyruğa değil kimlik tespitine bağlamıştır. Mevduat hesaplarını vatandaşlarla sınırlayan bir kanun yok. Mevzuatın aradığı şey, bankanın kimliğinizi tespit etmesi ve hesabın tamamlanabilmesi için sizin bir Türk vergi kimlik numarası taşımanızdır.

Vergi numarası yükümlülüğü şube tercihi değil, kanuni bir zorunluluktur. 4 Nisan 1998 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan, vergi kimlik numarası kullanımının yaygınlaştırılmasına dair 4358 sayılı Kanun, 2. maddesinde kamu kurumlarının ve diğer gerçek ve tüzel kişilerin, Maliye Bakanlığı'nca belirlenen işlemlerin tarafı olan kişilerin vergi kimlik numarasını tespit etmek zorunda olduğunu, numarası olmayanların ise "işlemler yapılmadan önce vergi kimlik numarası almaları" gerektiğini söyler. Bankacılık ve finans hizmetleri bu belirlenmiş kapsama, 19 Haziran 2001'de yayımlanan ve 1 Eylül 2001'de yürürlüğe giren 2 sıra numaralı Vergi Kimlik Numarası Genel Tebliği ile alınmıştır.

Bu tek cümle, "hangi banka daha kolay" sorusunun neden yabancı alıcıların sandığından daha az önemli olduğunu açıklıyor. Bir şube size hangi ürünü sunacağı, ne kadar açılış bakiyesi tercih ettiği ve işi ne kadar sürede bitirdiği konusunda esnek davranabilir. Vergi numarasından vazgeçemez, çünkü vazgeçmek kanunun tamamlanamaz dediği bir işlemi tamamlamak olurdu.

Antalya'nın Akdeniz kıyısındaki ilçesi Alanya'da alım yapan biri için pratik sıra bu yüzden sabittir. Önce vergi numarası, sonra hesap gelir ve gayrimenkul alımının hiçbir aşaması bu sırayı değiştirmez. Yabancı vergi kimlik numarası ayrı bir çevrimiçi başvurudur, tek oturumda biter ve randevu gerektirmez.

İkamet izni olmadan banka hesabı açılır mı?

Türk aklama ile mücadele mevzuatı pasaport ile ikamet belgesini birbirinin ardılı değil alternatifi sayar, dolayısıyla ikamet izni banka hesabı açmanın hukuki bir şartı değildir. Bankaların kimlik tespitinde fiilen uyguladığı düzenleme olan Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik, 6/2(b) maddesinde Türk uyruklu olmayan kişiler için kimlik bilgilerinin doğruluğunun "pasaport, ikamet belgesi veya Bakanlıkça uygun görülen kimlik belgesi" üzerinden teyit edileceğini söyler. İlk iki belgenin arasındaki kelime "veya"dır.

Yabancı dildeki rehberlerin en sık yanılttığı nokta tam olarak burasıdır. Bazı bankaların ikamet izni istediğini yazan sayfalar, ticari müşteri kabul politikasını doğru anlatıp ona yanlış biçimde kanun demektedir. Bir banka başvurunuzu reddedebilir, daha yüksek açılış bakiyesi isteyebilir, hangi ürünleri sunacağını daraltabilir. Ama ikamet izni olmayan yabancıların Türkiye'de bankacılık yapamayacağını söyleyen bir kural uygulamıyordur, çünkü kimlik tespiti düzenlemesinde böyle bir kural yoktur.

İkamet izninin gerçekten değiştirdiği şey, hesaba yazılacak vergi numarasıdır. İkamet izni olan bir yabancının 99 ile başlayan on bir haneli yabancı kimlik numarası vardır ve 22 Mayıs 2010'da yayımlanıp 1 Temmuz 2010'da yürürlüğe giren 4 sıra numaralı Vergi Kimlik Numarası Genel Tebliği, bu tür işlemlerin tamamında vergi kimlik numarası olarak o numaranın kullanılmasını arar. İkamet izni olmayan yabancı ise on haneli potansiyel vergi numarasını kullanır. İkisi de banka gişesinde çalışır. Bunlar yalnızca farklı numaralardır ve hangisinin sizin numaranız olduğuna tercihiniz değil ikamet durumunuz karar verir.

Yurt dışından, Türkiye'ye gelmeden banka hesabı açılır mı?

27 Haziran 2026'dan itibaren yabancı bir kişi, pasaportu ICAO 9303 standardına uygun yakın alan iletişimi çipi taşımak ve kimlik tespiti görüntülü görüşme ile yapılmak kaydıyla, Türk finansal kuruluşları tarafından uzaktan müşteri olarak kabul edilebilir. Kural, 27 Haziran 2026 tarihli ve 33293 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 32 sıra numaralı MASAK Genel Tebliği ile geldi; tebliğ 19 sıra numaralı tebliğe yeni bir 4/C maddesi ekledi ve yayımı tarihinde yürürlüğe girdi.

İşleyiş bankanın takdirine bırakılmamış, tek tek yazılmıştır. Madde 4/C(1)(a), görüntülü görüşmenin "pasaport ile uzaktan kimlik tespiti konusunda özel eğitim almış personel" tarafından yapılmasını arar. Madde 4/C(1)(b), pasaport çipindeki kimlik bilgilerinin yakın alan iletişimi okuması yoluyla pasaport üzerinde basılı bilgilerle eşleştirilmesini ister ve "bu doğrulamanın yapılamaması halinde uzaktan kimlik tespiti yoluyla iş ilişkisi kurulamayacağını" belirtir. Madde 4/C(1)(ç) hem başvuranı hem pasaport bilgilerini gösteren görüntülerin kaydedilmesini, madde 4/C(1)(e) ise bankanın oturuma ilişkin teknik sinyalleri, yani internet protokolü adresini, cihaz kimliğini, coğrafi konumu ve tarayıcı verisini değerlendirmesini ve bu sinyaller şüphe doğuruyorsa süreci sonlandırmasını zorunlu tutar.

Manchester'da, Rotterdam'da veya Oslo'da oturan bir alıcı için bundan iki pratik sonuç çıkar. Birincisi, çipsiz eski bir pasaport bankanın isteğinden bağımsız olarak bu yolu tamamen kapatır. İkincisi, mevzuatta açılan yol hiçbir bankayı bu hizmeti sunmaya zorlamaz. Madde 4/C(3), bu yöntemi kullanan kuruluşun kendi prosedür kılavuzunu hazırlamasını ve başladıktan sonra bir ay içinde Kurul'a bildirmesini arar; bu da uygulamanın tek bir tarihte değil banka banka geldiği anlamına gelir.

Uzaktan açılan hesapta hangi kısıtlar var?

Pasaport yoluyla açılan hesap kısıtlı doğar ve en ağır iki kısıt şudur: adres teyit edilene kadar para transferi ve nakit çekim yapılamaz, hesaba para yalnızca başvuranın yurt dışında kendi adına açılmış banka hesaplarından girebilir. İki kısıt da yolu açan tebliğin kendi içindedir.

Adres kuralının süresini madde 4/C(1)(d) verir. Beyan edilen adres en geç üç ay içinde teyit edilmek zorundadır; teyit, yerleşim yeri belgesiyle, işlem tarihinden önceki üç ay içinde düzenlenmiş ve başvuranın kendi adına kayıtlı elektrik, su veya doğal gaz gibi adrese bağlı abonelik hizmeti faturasıyla, herhangi bir kamu kurumunca düzenlenmiş bir belgeyle ya da ilgili ülkenin kamuya açık veri tabanlarıyla yapılır. Madde ardından açıkça "adres teyidi yapılmadan para transferi ve nakit çekim işlemi gerçekleştirilemeyeceğini" söyler.

Madde 4/C(5) para girişine ilişkin kısıtları ve risk sınıflandırmasını ekler. Bu yolla kazanılan müşteriler "yüksek risk grubunda değerlendirilir" ve buna göre izlenir. Hesapta başka hiçbir işlem yapılmadan önce madde 4/C(5)(b), müşterinin kimlik bilgileriyle eşleşen bir banka hesabından ya da banka veya kredi kartından transfer yapılmasını arar ve bu kontrolün "müşteri hesabından başka herhangi bir işlem gerçekleştirilmeden önce tamamlanacağını" belirtir. Madde 4/C(5)(c) ise hesaba para girişini "yalnızca kişinin kendi adına yurt dışında açılmış banka hesaplarından" gelenlerle sınırlar, yurt dışına giden transferleri de aynı ada kayıtlı hesaplarla kısıtlar.

Bir alım takvimiyle birlikte okunduğunda etki somuttur. Eylülde Londra'dan hesap açıp ekimde Alanya'daki satıcıya buradan havale göndermeyi planlayan bir alıcı, hesabın bunu yapamayacağını görür; hem adres henüz teyitsiz olabileceği için hem de yurt dışına giden transferler alıcının kendi hesaplarıyla sınırlı olduğu için. Uzaktan açılan hesap, Türk hesabı sahibi olmama sorununu çözer. Türk satıcıya ödeme yapma sorununu çözmez.

Hangi ülkelerin vatandaşlarına uzaktan hesap açılmıyor?

Hiçbir mevzuat hükmü dışlanan ülkeleri saymaz, çünkü madde 4/C(3) kararı her kuruluşa bırakır ve kuruluşların "riskli olarak belirledikleri ülkelerin vatandaşlarını pasaport ile uzaktan kimlik tespiti yöntemiyle müşteri olarak kabul edemeyeceğini" söyler. Dışlama gerçektir, tebliğe yazılmıştır ve içeriği yayımlanmış bir liste olarak değil tek tek bankaların içinde belirlenir.

Bu yapı, başvuranların yorumlamakta zorlandığı bir sonuç üretiyor. İki banka aynı pasaport hakkında aynı gün zıt sonuçlara varabilir ve ikisi de kural çiğnemiş olmaz, çünkü her biri aynı madde kapsamında kendi ülke riski değerlendirmesini uyguluyordur. Dolayısıyla bir kuruluştan gelen ret, bir sonraki kuruluş hakkında hiçbir bilgi taşımaz ve başvuranın hukuki durumu hakkında hiçbir şey söylemez.

Amerikalı bir başvuran için sürtünme genelde başka yerden gelir. Amerika Birleşik Devletleri vatandaşları ve vergi mukimleri, nerede bankacılık yaparlarsa yapsınlar Amerikan Yabancı Hesaplar Vergi Uyum Yasası kapsamında raporlama yükümlülüğü doğurur ve her ülkede bazı kuruluşlar bu uyum yükünü Amerikalı müşterilere sundukları ürünleri daraltarak azaltır. Bu, madde 4/C(3) kapsamındaki ülke riski dışlaması değil bir belge ve maliyet kararıdır; şube reddettiğinde ikisini birbirinden ayırmakta fayda vardır.

Tebliğdeki hiçbir hüküm bu dışlamayı şube gişesine taşımaz. Madde 4/C pasaportla uzaktan kimlik tespitini düzenler. Uyruğu bu yöntemden dışlanan bir başvuran Türk bankacılığından dışlanmış olmaz; pasaport ve vergi numarasıyla şubeye gitme şeklindeki olağan yol Tedbirler Yönetmeliği'nin 6. maddesine tabi olmayı sürdürür.

Yabancıdan hangi belgeler isteniyor, hangileri mevzuattan geliyor?

Bir Türk bankasının yabancı başvuruculara verdiği tipik listede üç kalem mevzuattan gelir, geri kalanı bankanın kendi müşteri kabul uygulamasıdır. İkisini ayırmak, başvuranın reddi nasıl okuyacağını değiştirir; çünkü hukuki şart sabittir, banka uygulaması ise başka bir şubede veya başka bir kuruluşta karşılanabilir.

Tedbirler Yönetmeliği, 6/1 maddesinde bankanın gerçek kişiden hangi bilgileri alacağını tek tek sayar: ad, soyad, doğum tarihi, uyruk, kimlik belgesinin türü ve numarası, adres, imza örneği, meslek bilgisi ile varsa telefon numarası, faks numarası ve elektronik posta adresi; Türk uyruklu olmayanlar için ayrıca doğum yeri.

Bankanın istediğiTalebin dayanağıEksikse ne olur
PasaportTedbirler Yönetmeliği md. 6/2(b), kimlik bilgilerinin üzerinden doğrulandığı belge olarakKimlik doğrulanamaz, hiçbir yoldan hesap açılmaz
Türk vergi kimlik numarası4358 sayılı Kanun md. 2, bankacılık 2001 tarihli tebliğle kapsama alınmıştırNumara alınana kadar işlem tamamlanamaz
Adres ve adresi teyit eden belgeTedbirler Yönetmeliği md. 6/3, sürekli iş ilişkisi kurulan her durumdaİş ilişkisi kurulamaz, uzaktan açılışta transfer ve nakit çekim kapalı kalır
Doğum yeri, meslek, imza örneğiTedbirler Yönetmeliği md. 6/1Kimlik tespiti dosyası eksik kalır
İkamet izniHiçbir hüküm aramıyor; md. 6/2(b) onu pasaporta alternatif olarak sayıyorMevzuatta bir sonuç yok; banka kendi politikasıyla yine de reddedebilir
Türk cep telefonu numarasıNe Yönetmelikte ne tebliğde bir hüküm varMevzuatta bir sonuç yok; bankalar kendi güvenlik mesajlaşması buna bağlı olduğu için istiyor

Bankanın müşteri kabul listesi, Türkiye'de ev almak için gerekli belgeler listesiyle kesişir ama onunla aynı değildir. En çok gereksiz sürtünme yaratan kalem Türk cep telefonu numarasıdır, tam da hukuki dayanağı olmayan kalem olduğu için. Alanya'ya inceleme gezisine gelen bir alıcı ilk sabah hazır kartlı bir hat alarak, hiçbir düzenlemenin yaratmadığı ama her şubenin beklediği bir engeli ortadan kaldırmış olur.

Gişede sıra sabittir ve yanlış sıralamanın bedeli ikinci bir ziyarettir. Süreç şu beş adımdan oluşur.

  1. Türk vergi kimlik numarasını yola çıkmadan önce çevrimiçi alın, çünkü şube hesabı onsuz tamamlayamaz.
  2. Türk hat alın, çünkü bankanın kendi güvenlik mesajları oraya gidecek.
  3. Pasaportun fotokopisini değil kendisini götürün; madde 6/2, okunaklı bir örneği alınmadan önce aslının veya noter onaylı örneğinin ibrazını arar.
  4. Madde 6/3'teki kategorilere uyan bir adres belgesi götürün, fatura ise son üç ay içinde düzenlenmiş olsun.
  5. İmza örneği vermeyi ve meslek ile hesabın kullanım amacı hakkındaki soruları yanıtlamayı bekleyin; madde 6/1 ikisini de bankanın kayda geçirmesini arıyor.

Bir kalem bu listenin dışında bilerek bırakıldı. Türk bankaları Türkiye'de yerleşik olmayan başvurucular için açılış tutarını kendileri belirler ve rehberlerde dolaşan rakamlar hukuki eşik değil ticari şarttır; kuruluştan kuruluşa değişmesinin, haber verilmeden güncellenmesinin ve bazen aynı bankanın şubeleri arasında bile farklılaşmasının sebebi budur. Hiçbir düzenleme yabancı için asgari bakiye belirlemiyor, dolayısıyla güvenilecek tek rakam seçilen şubenin o gün verdiği rakamdır.

Türkiye'de adresi olmayan yabancı adresini nasıl belgeler?

Türk bankasının teyit ettiği adresin Türkiye'de olması gerekmez, çünkü hem Tedbirler Yönetmeliği'nin 6/3 maddesi hem 2026 tarihli tebliğin 4/C(1)(d) maddesi yurt dışında düzenlenmiş belgeleri, başvuranın kendi ülkesinin kamuya açık veri tabanları dahil, kabul ediyor. Yabancı alıcıların takıldığı engel adresin yabancı olması değildir. Getirdikleri belgenin düzenlemenin saydığı kategorilere uymamasıdır.

Madde 6/3 şunları kabul eder: yerleşim yeri belgesi; işlem tarihinden önceki üç ay içinde düzenlenmiş, başvuranın kendi adına kayıtlı, elektrik, su, doğal gaz veya telefon gibi adres gerektiren bir abonelik hizmetine ait fatura; herhangi bir kamu kurumunca düzenlenmiş belge; ya da Başkanlıkça uygun görülen diğer belge ve yöntemler. 2026 tarihli tebliğ uzaktan açılan hesap için aynı yapıyı tekrarlar, ama dikkat edilmeye değer bir farkla: abonelik sayarken elektrik, su ve doğal gazı sayar, telefonu saymaz.

Reddedilen adres dosyalarının çoğu üç hatadan kaynaklanıyor. Eşin adına kayıtlı fatura kabul edilmez, çünkü düzenleme faturanın kimliği tespit edilen kişinin adına düzenlenmiş olmasını arar. Dört ay önce düzenlenmiş fatura üç aylık pencerede takılır. Banka hesap ekstresi veya kira sözleşmesi ise ne abonelik faturasıdır ne kamu kurumu belgesidir; dolayısıyla tamamen kuruluşun bunu uygun görülen alternatif bir yöntem sayıp saymamasına bağlıdır.

Alanya'da alım yapan biri için zamanlama özel bir biçimde ters düşer. Yeni satın alınan bir dairenin, abonelikler tapudan sonra devredilene kadar alıcı adına bir abonelik kaydı olmaz; binanın yapı kullanma izni yoksa abonelikler zaten hiç var olamaz, çünkü İmar Kanunu'nun 31. maddesi bu izin alınmadan elektrik, su ve kanalizasyon hizmeti verilmesini yasaklar. Türkiye'deki adresi ancak aylar sonra belgelenebilir hale gelecek bir alıcı için doğru yol, güncel bir elektrik faturasının zaten var olduğu kendi ülkesindeki adresi teyit ettirmektir.

Tapu işlemi için yabancının banka hesabı şart mı?

Türk mevzuatı gayrimenkul almak için alıcının Türk banka hesabı taşımasını aramaz, çünkü yabancı alımında zorunlu olan tek bankacılık adımı yetkili bir temsilci tarafından da yapılabilir. 24 Ocak 2022'den beri, satın alma yoluyla taşınmaz edinen yabancının tapu müdürlüğüne döviz alım belgesi (DAB) ibraz etmesi gerekiyor. Alıcı, bir ticari banka aracılığıyla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'na döviz satar ve banka döviz alım belgesini düzenler.

Merkez Bankası'nın bu satışlara ilişkin uygulama talimatı adımın kim tarafından yapılabileceğini kesin olarak çözer. Madde 4/3, "bankalara döviz satışının yalnızca alıcı, satıcı ya da bunların vekilleri veya temsilcileri tarafından yapılabileceğini" belirtir. Noterde düzenlenmiş vekaletnameyle hareket eden bir vekil dolayısıyla dövizi satmaya yetkili taraflardandır ve henüz hesap açmamış bir alıcı alımdan alıkonulmuş olmaz.

Madde 4/4 ikinci varsayılan engeli kaldırır. Döviz alım belgesinin açıklama bölümünde asgari olarak "adına döviz bozdurulan yabancı uyruklu kişinin adı ve soyadı, pasaport numarası veya yabancı kimlik numarası" ile Amerikan doları karşılığı ve işlemin Sermaye Hareketleri Genelgesi'nin 13. maddesi kapsamında olduğuna dair ifade yer almalıdır. Pasaport numarası kabul edildiği için, ikamet izni ve yabancı kimlik numarası olmayan bir alıcı da belgeyi kendi adına düzenletebilir.

Alanya'daki bir alıcı için pratik okuma şudur: hesap ile alım, ayrı saatlerde işleyen ayrı sorunlardır. Döviz adımının ihtiyaç duyduğu şey Türk hesabı değil doğru hukuki sıfattır; bunu anlayan bir alıcı, yavaş ilerleyen hesap başvurusunu tapu randevusunu erteleme sebebi saymaktan vazgeçer. Yabancıya vekaletname ile tapu devri mekaniğinin tamamı aynı ayrım üzerine kuruludur.

Döviz bozdurulduktan sonra işlemden dönülebilir mi?

Yabancı alımında geri dönülemez an tapu devri değil döviz bozdurma işlemidir, çünkü Merkez Bankası'nın uygulama talimatı 6/1 maddesinde, satın alma süreci tamamlandıktan sonra döviz satışından "hiçbir surette vazgeçilemeyeceğini ve ilgili işlemlerin iptal edilemeyeceğini" belirtir. Aynı madde bankaları, işlem gerçekleşmeden önce tarafları bu konuda bilgilendirmekle yükümlü kılar.

Sonuç sezgiye ters işliyor. Tapu randevusunu dönüşü olmayan nokta sayan bir alıcı sıralamayı ters kurmuştur. Tapu müdürlüğü, döviz satıldıktan sonra da tescili reddedebilir ve bu ret döviz bozdurmayı geri almaz. Bozduran, sonra parselde bir takyidat olduğunu fark eden alıcının elinde, Merkez Bankası'nın bozdurma günü belirlediği kurdan Türk lirası kalır.

2026 tarihli uzaktan hesap kuralları bunu, daha önce var olmayan bir sıralama sorununa dönüştürüyor. Bozdurmadan önceki haftalarda uzaktan hesap açan bir alıcı, yüksek risk grubunda sınıflandırılmış ve adresi teyit edilene kadar transfer yapamayan bir müşteridir. Hesap kısıtlıyken bozdurma planlandığı gibi yapılırsa, para henüz kendisini hareket ettiremeyen bir hesabın içinde geri dönülemez hale gelmiştir.

Sıralamayı pahalıya patlamadan önce iki soru çözer. Birincisi adres teyidinin tamamlanıp tamamlanmadığıdır, çünkü transfer yasağı ancak onunla kalkar. İkincisi döviz satışını bunun yerine bir vekilin yapıp yapmayacağıdır; madde 4/3 buna izin veriyor ve bu yol hesabı kritik yoldan tamamen çıkarıyor.

Tapudan sonra banka hesabı neden gerekli oluyor?

Hiçbir Türk kanunu malikin Türk banka hesabı taşımasını zorunlu kılmaz, ama Alanya'daki bir daireye bağlı her düzenli yükümlülük belirli aralıklarla Türk lirası ödemenin tekrarlanabilir bir yolunu gerektirir ve hesabın fiilen sağladığı şey budur. Dürüst çerçeve hukuki değil pratiktir ve önemlidir, çünkü malike var olmayan bir cezayı ima etmek yerine ödeme yolu tıkandığında ne olacağını söyler.

Düzenli yükümlülükKaynağıÖdeme durursa ne olur
DASK zorunlu deprem sigortasıTapu devri için zorunlu, her yıl yenilenirPoliçe düşerse aynı dairenin bir sonraki devri durur
Aidat, yani ortak gider payıKat Mülkiyeti Kanunu md. 20, her malikten istenirMd. 22, ödenmeyen tutar için bağımsız bölüm üzerine kanuni ipotek tesisine izin verir
Elektrik ve su abonelikleriAlımdan sonra malik adına devredilirHizmet kesilir; yapı kullanma izni yoksa İmar Kanunu md. 31 hizmeti tamamen engeller
Emlak vergisiKayıtlı malikin yıllık yükümlülüğüEmlak Vergisi Kanunu md. 30, 2021 değişikliğiyle, ödenmemiş emlak vergisi olan taşınmazın devrini engeller
Kiracıdan alınan kira geliriDaire kiraya verildiğinde doğarTürk hesabına giren gelir otomatik bilgi değişimi kapsamında bildirilir

Bu listenin iki satırı, maliklerin geç fark ettiği bir keskinlik taşıyor. Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 22. maddesindeki kanuni ipotek kişiye değil daireye bağlanır, dolayısıyla ödenmeyen aidat taşınmazın kaydında görünen bir yük haline gelebilir. Emlak vergisi kuralı daha da katıdır, çünkü borcu alıcıya devretmez, borç kapatılana kadar satışın hiç gerçekleşmesini engeller.

Yılın bir bölümünü yurt dışında geçiren bir malikin sorusu bu yüzden geniş değil dardır. Soru, Türk mevzuatının hesap arayıp aramadığı değildir. Dairede kimse yokken bu beş kalemi ocak ayında kimin ödeyeceğidir.

Türk IBAN kaç hane, hatalı IBAN nasıl anlaşılır?

Türk IBAN her zaman 26 karakterdir ve her zaman TR harfleriyle başlar; iç yapısı, açıkça hatalı bir numaranın para hareket etmeden önce fark edilmesine yetecek kadar kesin belirlenmiştir. Merkez Bankası'nın uluslararası banka hesap numarasına ilişkin, 10 Ekim 2008'de yayımlanan ve yapıya ilişkin maddesi 5 Ağustos 2021'de değiştirilen tebliği, düzeni 4. maddede ortaya koyar.

Soldan okunduğunda 26 karakter şunlardan oluşur: iki karakterlik alfabetik ülke kodu, iki haneli kontrol basamağı, beş haneli ödeme hizmeti sağlayıcısı kodu, tek haneli rezerv alanı ve on altı karakterlik hesap numarası alanı. Madde 4/3, Türkiye'nin ülke kodunu ISO 3166 standardına göre TR olarak belirler. Madde 4/6, rezerv alanının istisnasız her hesap numarasında sıfırla doldurulmasını arar; gerçek bir Türk IBAN'ının yedinci hanesini sıfır yapan şey budur. Madde 4/2 ise IBAN içinde küçük harf kullanılmasını ve İ, Ç, Ğ, Ö, Ş, Ü karakterlerinin yer almasını yasaklar.

Kontrol basamakları süs değildir. Madde 4/7 bunların ISO 7064 standardındaki MOD 97-10 yöntemiyle hesaplanmasını ve doğrulanmasını arar; yani yanlış yazılmış veya uydurulmuş bir Türk IBAN'ı, herhangi bir çevrimiçi IBAN doğrulayıcısının saniyeler içinde yaptığı aritmetik testte kalır.

Bu kontrolün yapmadığı şey yaptığından daha önemlidir. Geçerli bir IBAN, numaranın kurallara uygun olduğunu kanıtlar, satıcıya ait olduğunu değil. Ödeme talimatının elektronik postayla geldiği bir alımda doğrulanması gereken numara, satıcının ilk mesajı taşımayan başka bir kanal üzerinden teyit ettiği numaradır; alacaklı hesaptaki adın da satış sözleşmesindeki tarafın adıyla eşleştirilmesinde fayda vardır.

Türkiye'deki hesap yabancının kendi ülkesine bildiriliyor mu?

Başka bir katılımcı ülkede vergi mukimi olan kişinin Türkiye'deki banka hesabı, finansal hesap bilgilerinin otomatik değişimi kapsamında her yıl o ülkenin vergi idaresine bildirilir. Türkiye, Finansal Hesap Bilgilerinin Otomatik Değişimine İlişkin Çok Taraflı Yetkili Makam Anlaşması'nı 2017'de imzaladı ve 2019'da onayladı; Gelir İdaresi Başkanlığı mekanizmayı konuya ilişkin kendi yayımladığı broşürde anlatıyor.

Broşürdeki örnek, Alanya'daki Avrupalı bir alıcının durumuna alışılmadık ölçüde yakın. Örnekte, bir kişinin ikamet adresi Norveç'te ise Türkiye'deki bir bankada o kişiye ait bilgilerin karşılıklılık esasına göre Norveç ile paylaşılacağı belirtiliyor. Ölçüt uyruk değil vergi mukimliğidir; Türkiye'de hiç ikamet izni almamış bir Almanya mukiminin de bu çerçevenin içinde olmasının sebebi budur.

Bildirilen alanlar aynı broşürde sayılıyor. Hesap sahibinin adı ve soyadı, adresi, mukim olduğu ülke ve vergi kimlik numarası, doğum yeri ve tarihi, hesap numarası, yıl sonu hesap bakiyesi veya değeri ve yıl içinde hesaba ödenen faiz ile temettü gibi gelirlerin brüt toplamı kapsam içindedir. Bir yıla ait değişim, izleyen yılın eylül ayı sonuna kadar yapılır.

Broşürdeki bir sınırı tam olarak söylemekte fayda var, çünkü malikler çoğunlukla tersini varsayıyor. Metin, işlem bazlı hesap hareketlerinin, gayrimenkul ve taşıt bilgileriyle birlikte, otomatik değişimin kapsamı dışında olduğunu söylüyor. Alanya'daki dairenin kendisi bu kanaldan bildirilmiyor. Ona bağlı Türk banka hesabı bildiriliyor ve o hesaptan geçen kira geliri, bildirilen bakiye ve gelir toplamlarında görünüyor. Türk verisini hangi ülkelerin fiilen aldığı ise her biriyle karşılıklılık kurulmasına bağlı ve o liste değişiyor.

Vekaletname ile yabancı adına banka hesabı açılır mı?

Noterde düzenlenmiş bir vekaletname yabancı alıcı adına banka hesabı açmak için kullanılabilir, ama yalnızca belgenin kendisi bankacılık yetkisini açık ifadelerle verdiği hallerde; çünkü Türk hukuku genel vekaletin neyi kapsadığını sınırlar. Türk Borçlar Kanunu'nun 504. maddesi ilkeyi koyar: vekaletin kapsamı sözleşmede açıkça gösterilmemişse görülecek işin niteliğine göre belirlenir ve madde, vekilin özel yetki olmadan yapamayacağı işleri sayar.

Bankalar bu ilkeyi gişede sıkı uygular ve bunun kendi sorumluluklarıyla bağlantılı bir sebebi vardır. Belirsiz bir vekaletnameye dayanarak hesap açan kuruluş, hiç karşısına çıkmamış bir müşteri için Tedbirler Yönetmeliği'nin 6. maddesindeki kimlik tespiti yükümlülüğünü üstlenmiş olur. Gayrimenkul alımı için düzenlenmiş, yalnızca tapu işlemlerini sayan bir vekaletname, tapuda kusursuz çalıştığı halde hesap açılışında sıklıkla reddedilir. Kapsam, tapu vekaletnamesi ve özel yetkiler konusunda tekrarlanan kırılma noktasıdır.

Azil, bankacılığa özgü bir tuzak barındırıyor. Türk Borçlar Kanunu'nun 514. maddesi, vekilin vekaletin sona erdiğini öğrenmeden önce yaptığı işlemlerden vekil edeni sorumlu tutar; yani azil tam olarak imza anında değil öğrenme anında sonuç doğurur. Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü'nün 5 Aralık 2025 tarihli 2025/6 sayılı Genelgesi ise en hızlı azil kanallarının erişimini daraltır ve WebTapu sistemi üzerinden ya da tapu müdürlüğünde bizzat yapılan azillerin yalnızca tapu işlemlerini kapsadığını belirtir.

Bundan çıkan asimetriyi gözden kaçırmak kolay, öğrenmek pahalıdır. Vekaletnamesini WebTapu üzerinden azleden bir alıcı tapu kapısını kapatmış, banka kapısını açık bırakmıştır; çünkü banka o sicile bağlı değildir. Bankacılık yetkisini kapatmak, vekile tebliğ edilen ve teslim ispatı bırakan bir kanaldan noter azilnamesi göndermeyi gerektirir; Türk uygulaması tam olarak bunun için noter tebligatını, iadeli taahhütlü postayı ve devletin elektronik tebligat sistemlerini kullanır.

Paylaş